YASANMIS BIR OYKU - BABAMDAN VE BENDEN - Blogcu



background: #EBF6FB; margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 9pt; line-height: 1.7; color: #660000; } td.leftside { background: #FFCCCC; padding: 10px; border: 3px dashed #660000; border-right: none; text-align: justify; } td.rightside { background: #FFCCCC; padding: 10px; border: 3px dashed #660000; border-left: 3px dashed #660000; line-height: normal; } div.comment { padding: 10px; padding-left: 25px; padding-bottom: 0px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #660000; margin-bottom: 10px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #660000; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #660000; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #660000; } a:visited { color: #660000; } a:hover { color: #660000; }

BABAMDAN VE BENDEN

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

myspace

14/5/2006 - YASANMIS BIR OYKU


(Bu yasanmis oykuyu aktaran, sayin Dr.Omer Musoglu 85 yasindadir ve
halen
Istanbul Moda`da oturmaktadir.)
(Nakleden: KKTC Kurucu Cumhurbaskani Rauf DENKTAS, Yenicag Gazetesi,
01.08.2005 )

1957 yilinda Istanbul Tip Fakultesi`nden mezun olup ihtisas yapmak
uzere
ABD`ye gitmistim. Gorev yaptigim hastahanede basimdan geçen ilginç
bir
hadiseyi soyledir:

Amerika`ya gittigim ilk yillar... New York`da Medical Center
Hospital`da
gorev almistim. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak,
elektrokardiyografi çekmek gibi isler... Yeni gelmis doktorlar hemen
dogrudan hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor.

Diger zamanlarda da laboratuvarda çalisiyorum.
Bir hastaya gittim.

Yaslica bir adam, tahminen yetmis bes yaslarinda. 'kan verecegim
kolunuzu
açar misiniz?' dedim. Adamcagiz kanserdi ve ayni zamanda kansizdi.
Kolunu
açtim, baktim pazusunda Turk bayragi dovmesi var.Çok ilgimi çekti,
kendisine sormadan edemedim: 'Siz Turk musunuz?' Kaslarini yukariya
kaldirarak 'hayir' manasina bir isaret yapti.
Ama ben hala merak ediyorum.
'Peki bu kolunuzdaki Turk bayragi nedir?'

'Aldirma oylesine bir sey iste.' dedi.

Ben yine israrla:
'Fakat benim için bu çok onemli, çunku bu benim milletimin bayragi,
benim
bayragim...'
Bu soz uzerine gozlerini açti. Derin derin yuzume bakti ve mirilti
halinde
sordu:

'Siz Turk musunuz?'

-Evet Turk`um.

Ihtiyar gozlerime tanidik bir goz ariyor gibi bakti. Anlatmaya
basladi:

'Yil 1915. Çanakkale diye bir yer var Turkiye`de. Orada savasmak
uzere
butun Hiristiyan devletlerden asker topluyorlardi. Ben, Avustralya
Anzaklarindandim. Ingilizler bizi toplayip dediler ki:

'Barbar Turkler Hiristiyan dunyasini yakip yikacaklar. Butun dunya o
barbarlara karsi cephe açmis durumda. Birlik olup uzerlerine
gidecegiz. Bu
savas çok onemlidir.' Biz de inandik gozlerine ve savasmak
isteyenler
arasina katildik.

Beynimizi yikayan Ingilizler Turklere karsi topladigi askerlerin
tamamini
Çanakkale`ye sevk ediyormus. Bizi gemilere doldurup Misir`a
getirdiler,
orada birkaç ay talim gorduk, sonra da bizi alip Çanakkale`ye
getirdiler.

Savasin siddetini ben ilk orada gordum. Oyle ki denize dusen gulleler
sulari metrelerce yukari fiskirtiyor, gokyuzunde havai fisekler
geceyi
gunduze çeviriyordu. Her taarruzda bizden de Turklerden de yuzlerce
insan
hayatinin baharinda can veriyordu. Fakat biz hepimiz Turklerdeki
gayret ve
cesareti gordukçe
sasiriyorduk. Teknolojik yonden çok çok ustun oldugumuz gibi sayi
bakimindan da fazlaydik. Peki onlara bu cesaret ve kuvveti veren sey
neydi? Ilk baslarda zannediyordum ki Ingilizlerin bize anlattigi gibi
Turkler barbarliktan boyle saldiriyorlar: Meger bu barbarliktan degil
yureklerindeki vatan sevgisinden kaynaklaniyormus.

Biz karaya çiktik. Taarruz edecegiz, bizi puskurtuyorlar. Tekrar
taarruz
ediyoruz, bizi yine puskurtuyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz... Derken
boyle bir taarruzda basimdan yedigim bir dipçik darbesiyle kendimden
geçmisim. Gozlerimi açtigimda kendimi yabanci insanlarin arasinda
buldum.
Nasil korktugumu anlatamam. Ingilizler bize Turkleri barbar, vahsi
kimseler olarak tanitti ya... Ama dikkat ettim, bana hiç de ofkeli
bakmiyorlar, yaralarimi sarmislar. Iyice kendime gelince bu defa
çantalarinda bulunan yiyeceklerinden ikram ettiler bana. Iyi
biliyorum ki
onlarin yiyecekleri çok çok azdi. Bu haldeyken bile kendileri
yemeyip bana
ikram ediyorlardi. Sok oldum dogrusu.
Dedim ki kendi kendime:
'Bu adamlaristeseler beni su anda oldururler ama oldurmuyorlar, beni
doyuruyorlar. Veyahut isteseler onceden oldurebilirlerdi. Halbuki
beni
cephenin gerisine goturduler.'
Biz esirlere misafir gibi davraniyorlardi. Bu duygularla
`Yaziklar olsun bana` dedim.
Boyle asil insanlarla ben niye savasiyorum, niye savasmaya gelmisim?
Bu
Ingiliz milleti ne yalanciymis, ne kadar Turk dusmaniymis` diyerek
pisman
oldum.
Ama bu pismanligim fayda etmiyor ki... Bu iyilige karsi ne yapsam
diye
dusundum durdum gunlerce.

Nihayet bizi serbest biraktilar.

Memleketime dondum. Iste memlekette Turk milletini omur boyu
unutmamak
için koluma bu Turk bayragi dovmesini yaptirdim. Bu bayragin esrari
bu
iste.'
Benim gozlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti:
'Talihin cilvesine bakin ki o zaman olmek uzereyken yaralarimi
iyilestirerek sihhate kavusmama çaba sarfeden Turklerdi. Simdi de
Amerika
gibi bir yerde yillar sonra yine iyilestirmeye çaba sarfeden bir
Turk...
Ne garip degil mi? Avustralya`dan Amerika`ya gelirken bir Turkle
boyle
karsilasacagimi hiç tahmin etmezdim. Siz Turkler gerçekten çok
merhametli
insanlarsiniz. Bizi hep kandirmislar, buna butun kalbimle
inaniyorum.'
Dr. Zeki Þengör

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-11-01 12:15:36 - türkler

Yazan muratatas
gerçekten de türklerin dünyaya yanlış tanıtıldığına dair güzel bir yazı.....emeğine sağlık
Bağlantı

2006-09-29 23:08:29 - çok güzel bi anı

Yazan isimsiz
bende okuduğumda çok etkilendim çok gurur verici acaba ne oldu adamcaza
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Her evlat için babası çok özeldir.O herkesden zeki,çalışkan ve güçlüdür.O asla yalan söylemez,yanlış yapmaz ve bize verdiği sözleri yerine getirmeden bırakıp gitmez. 04 Ekim 2004 pazartesi saat 15:00 ....ve sen gittin. Biliyorum sende sözlerini tutmak istiyordun,bizleri yalnız bırakmak istemiyordun ama .... GİTTİN. Biricik babamın bizlere kendi elleriyle yaptığı eserlerini ve kendi yaptıgım elişlerimi sizlerle paylasmak istiyorum. myspace

Arkadaşlarım

ehalimyilmaz
melsa
filiztulu
munev
AYŞEN YILDIZ
sukranca
munevver
canseldam
bebeklerim
gulce
superisi73
hayattan
abilgin89
cicibisiiy
cicibisiiy2
cicibisiiy cicibisiiy
ornekler
guzelce
cisil
blogekle
susyeter
deveze
rengin23
hobibloglari
gunselihakki