BABAMDAN VE BENDEN - Blogcu



background: #EBF6FB; margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 9pt; line-height: 1.7; color: #660000; } td.leftside { background: #FFCCCC; padding: 10px; border: 3px dashed #660000; border-right: none; text-align: justify; } td.rightside { background: #FFCCCC; padding: 10px; border: 3px dashed #660000; border-left: 3px dashed #660000; line-height: normal; } div.comment { padding: 10px; padding-left: 25px; padding-bottom: 0px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #660000; margin-bottom: 10px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #660000; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #660000; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #660000; } a:visited { color: #660000; } a:hover { color: #660000; }

BABAMDAN VE BENDEN

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

myspace

19/7/2006 - SERAMIK TABAKLARA FOLYO ORNEKLERI

 

 



 

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/7/2006 - BABAMDAN AYNA ORNEGI

 

 

                       

  

     Alumınyum folyadan yıne kabartma teknıgı ıle babamın ablama yapmıs oldugu ayna ornegı.

her cm'sınde kalem vurusu olan bu aynayı farklı sekıllerde de yapabılırsınız.ıster kumasa monte edebılır yada kare formuna sokabılırsınız.



 

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/5/2006 - SOHBET MASASI ÖRTÜSÜ

   

Yastıklardan artan parcalarıda bırlestırerek fıskos  ortusu yaptım.teyzemın deyımıyle (munevce) sohbet masası ortusu :) her parcayı 10x10 cmden kesıp aralarını boru boncukla ısledım.parcaların uzerınede ınce boncuklarla cıcek motıfı ısledım.ortunun kenarınada payetlerle zıncır cekerek astarıyla bırlıkte temızledım.

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/5/2006 - YASANMIS BIR OYKU


(Bu yasanmis oykuyu aktaran, sayin Dr.Omer Musoglu 85 yasindadir ve
halen
Istanbul Moda`da oturmaktadir.)
(Nakleden: KKTC Kurucu Cumhurbaskani Rauf DENKTAS, Yenicag Gazetesi,
01.08.2005 )

1957 yilinda Istanbul Tip Fakultesi`nden mezun olup ihtisas yapmak
uzere
ABD`ye gitmistim. Gorev yaptigim hastahanede basimdan geçen ilginç
bir
hadiseyi soyledir:

Amerika`ya gittigim ilk yillar... New York`da Medical Center
Hospital`da
gorev almistim. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak,
elektrokardiyografi çekmek gibi isler... Yeni gelmis doktorlar hemen
dogrudan hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor.

Diger zamanlarda da laboratuvarda çalisiyorum.
Bir hastaya gittim.

Yaslica bir adam, tahminen yetmis bes yaslarinda. 'kan verecegim
kolunuzu
açar misiniz?' dedim. Adamcagiz kanserdi ve ayni zamanda kansizdi.
Kolunu
açtim, baktim pazusunda Turk bayragi dovmesi var.Çok ilgimi çekti,
kendisine sormadan edemedim: 'Siz Turk musunuz?' Kaslarini yukariya
kaldirarak 'hayir' manasina bir isaret yapti.
Ama ben hala merak ediyorum.
'Peki bu kolunuzdaki Turk bayragi nedir?'

'Aldirma oylesine bir sey iste.' dedi.

Ben yine israrla:
'Fakat benim için bu çok onemli, çunku bu benim milletimin bayragi,
benim
bayragim...'
Bu soz uzerine gozlerini açti. Derin derin yuzume bakti ve mirilti
halinde
sordu:

'Siz Turk musunuz?'

-Evet Turk`um.

Ihtiyar gozlerime tanidik bir goz ariyor gibi bakti. Anlatmaya
basladi:

'Yil 1915. Çanakkale diye bir yer var Turkiye`de. Orada savasmak
uzere
butun Hiristiyan devletlerden asker topluyorlardi. Ben, Avustralya
Anzaklarindandim. Ingilizler bizi toplayip dediler ki:

'Barbar Turkler Hiristiyan dunyasini yakip yikacaklar. Butun dunya o
barbarlara karsi cephe açmis durumda. Birlik olup uzerlerine
gidecegiz. Bu
savas çok onemlidir.' Biz de inandik gozlerine ve savasmak
isteyenler
arasina katildik.

Beynimizi yikayan Ingilizler Turklere karsi topladigi askerlerin
tamamini
Çanakkale`ye sevk ediyormus. Bizi gemilere doldurup Misir`a
getirdiler,
orada birkaç ay talim gorduk, sonra da bizi alip Çanakkale`ye
getirdiler.

Savasin siddetini ben ilk orada gordum. Oyle ki denize dusen gulleler
sulari metrelerce yukari fiskirtiyor, gokyuzunde havai fisekler
geceyi
gunduze çeviriyordu. Her taarruzda bizden de Turklerden de yuzlerce
insan
hayatinin baharinda can veriyordu. Fakat biz hepimiz Turklerdeki
gayret ve
cesareti gordukçe
sasiriyorduk. Teknolojik yonden çok çok ustun oldugumuz gibi sayi
bakimindan da fazlaydik. Peki onlara bu cesaret ve kuvveti veren sey
neydi? Ilk baslarda zannediyordum ki Ingilizlerin bize anlattigi gibi
Turkler barbarliktan boyle saldiriyorlar: Meger bu barbarliktan degil
yureklerindeki vatan sevgisinden kaynaklaniyormus.

Biz karaya çiktik. Taarruz edecegiz, bizi puskurtuyorlar. Tekrar
taarruz
ediyoruz, bizi yine puskurtuyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz... Derken
boyle bir taarruzda basimdan yedigim bir dipçik darbesiyle kendimden
geçmisim. Gozlerimi açtigimda kendimi yabanci insanlarin arasinda
buldum.
Nasil korktugumu anlatamam. Ingilizler bize Turkleri barbar, vahsi
kimseler olarak tanitti ya... Ama dikkat ettim, bana hiç de ofkeli
bakmiyorlar, yaralarimi sarmislar. Iyice kendime gelince bu defa
çantalarinda bulunan yiyeceklerinden ikram ettiler bana. Iyi
biliyorum ki
onlarin yiyecekleri çok çok azdi. Bu haldeyken bile kendileri
yemeyip bana
ikram ediyorlardi. Sok oldum dogrusu.
Dedim ki kendi kendime:
'Bu adamlaristeseler beni su anda oldururler ama oldurmuyorlar, beni
doyuruyorlar. Veyahut isteseler onceden oldurebilirlerdi. Halbuki
beni
cephenin gerisine goturduler.'
Biz esirlere misafir gibi davraniyorlardi. Bu duygularla
`Yaziklar olsun bana` dedim.
Boyle asil insanlarla ben niye savasiyorum, niye savasmaya gelmisim?
Bu
Ingiliz milleti ne yalanciymis, ne kadar Turk dusmaniymis` diyerek
pisman
oldum.
Ama bu pismanligim fayda etmiyor ki... Bu iyilige karsi ne yapsam
diye
dusundum durdum gunlerce.

Nihayet bizi serbest biraktilar.

Memleketime dondum. Iste memlekette Turk milletini omur boyu
unutmamak
için koluma bu Turk bayragi dovmesini yaptirdim. Bu bayragin esrari
bu
iste.'
Benim gozlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti:
'Talihin cilvesine bakin ki o zaman olmek uzereyken yaralarimi
iyilestirerek sihhate kavusmama çaba sarfeden Turklerdi. Simdi de
Amerika
gibi bir yerde yillar sonra yine iyilestirmeye çaba sarfeden bir
Turk...
Ne garip degil mi? Avustralya`dan Amerika`ya gelirken bir Turkle
boyle
karsilasacagimi hiç tahmin etmezdim. Siz Turkler gerçekten çok
merhametli
insanlarsiniz. Bizi hep kandirmislar, buna butun kalbimle
inaniyorum.'
Dr. Zeki Þengör

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

9/4/2006 - rengarek

rengarek

derı saten uzerıne payetler ısleyerek yaptıgım kırlentler

6 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/2/2006 - BABAMDAN BESMELE

babam hat yazısı calısmayı da cok severdı.oturma odamız ıcın yapmıstı bu calısmayı.

babam gitti ama onun hatıraları bızımle...

20 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/2/2006 - celenk'ın uzerınde gullerın yapılısı

uzun suredır ınternete gıremedım ama haberlerı teyzemden(munevce)aldım.

peceteden gullerın yapılısını sormussunuz ancak anlatabılıyorum lutfen kusura bakmayın.

1.selpak marka servıs pecetelerı kullanıyoruz (onların dokunusu duz oldugundan)

2.pecetelerı kolalamak ıcın formıka zamkını suyla bıraz actıktan sonra (koyu ayran kıvamında) ıcıne ıstedıgınız renkte gıda boyası eklıyorsunuz (bı olcu veremeyecegım cunku goz kararı ve zevkınıze baglı az az koyarak ıstedıgınız renk koyulugunu ayarlayabılırsınız)

3.bır fırca yardımıyla pecetelere suruyoruz.yalnız bu ıs bıraz zor oluyor cunku pecete kopabılıyor,parcalanabılıyor.cok da yogun uygulanmayacak cunku kalıntı bırakıldıgında cok cırkın bır goruntu olusuyor.

4.duz bı zemıne serıp kurumaya bırakılıyor.

5.gul kalıpları cızılıp kesılıyor.

6.peceteler kuruduktan sonra cıcek utulerının uygun boyutundakı top utusuyle utulenıyor.

7.gul tohumları ıster kopukten ıster tutkallı pamuktan hazırlanıyor ve kesılen kalıplar pelıgom yardımıyla gul seklı verılecek sekılde tohumlara yapıstırılıyor

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/2/2006 - bu pecetelıklerım nasıl olmus

     

bunları hedıye olarak yaptım cok kolay ve zevklı bı calısma.hem gosterıslı hem kullanıslı hemde ekonomık bı hedıye.herkeze kolay gelsın.yalnız sıze kucuk bır ıpucu ben bunları yaparken mısına yerıne tel kullandım boylelıkle ıstedıgım sekli kolaylıkla verebılıyorum.dıger pecetelıklerım oldugu gıbı kalıyordu.

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/2/2006 - bu kucuk sevımlı kız benım bırtanecık yegenım.

nasıl da ıstahlı deıl mı? afıyet olsun benım bıtaneme.

 

 

 

 

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/1/2006 - LISEDE YAPMIS OLDUGUM CELENK

plastık halkanın uzerını cuvalla,cuvalın uzerını de lame renklı kurdele ıle sardık.

uzerındekı guller ıse selpak marka servıs pecetesının kolalanıp boyanmasıyla yapılıyor ve top utulerle de seklı verılıyor.

 

 

12 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Her evlat için babası çok özeldir.O herkesden zeki,çalışkan ve güçlüdür.O asla yalan söylemez,yanlış yapmaz ve bize verdiği sözleri yerine getirmeden bırakıp gitmez. 04 Ekim 2004 pazartesi saat 15:00 ....ve sen gittin. Biliyorum sende sözlerini tutmak istiyordun,bizleri yalnız bırakmak istemiyordun ama .... GİTTİN. Biricik babamın bizlere kendi elleriyle yaptığı eserlerini ve kendi yaptıgım elişlerimi sizlerle paylasmak istiyorum. myspace

Arkadaşlarım

ehalimyilmaz
melsa
filiztulu
munev
AYŞEN YILDIZ
sukranca
munevver
canseldam
bebeklerim
gulce
superisi73
hayattan
abilgin89
cicibisiiy
cicibisiiy2
cicibisiiy cicibisiiy
ornekler
guzelce
cisil
blogekle
susyeter
deveze
rengin23
hobibloglari
gunselihakki